Uzayı topluluğuKuzey ışıkları (Aurora Borealis) Türkiye’den neden kızıl görüldü: En sık yapılan 3 kritik hata ve telafisi
Sorular, gözlemler ve uzay merakı için buluşma noktası.
-
Arkadaşlar, kuzey ışıklarının Türkiye’den neden kızıl görüldüğü konusunda toplulukta sürekli birbirini tamamlayan üç temel yanılgıyla karşılaşıyorum ve bunların her birinin arkasında yatan fiziksel/mühendislik nedenini netleştirmek istiyorum. Bilindiği gibi aurora ışımasının rengi, yüksekliğe bağlı olarak değişiyor: 100-150 km’deki oksijen salınımı tipik yeşili, 200 km ve üzerindeyse uzun dalga boyundaki kızıl çizgiyi (630 nm) üretiyor. Türkiye gibi orta enlemlerde auroranın kendisi zaten zayıf ve ufkun yakınında kaldığı için ışık atmosferik yol boyunca daha çok saçılıyor; yeşil bileşeğin soğurulmasıyla geride kalanın daha kızılsı görünmesinden söz ediliyor ama bu açıklamayı kimisi “filtre etkisi” kimisi “kızıl baskın oksijen geçidi” diye uyduruyor.
Sorumu teknik yapacak olursam: (1) Bu kızıllığın asıl belirleyicisi gözlemcinin atmosfer içindeki optik yol uzunluğu mu, yoksa o enlemde aurora ovalinin dikey profilinin daha yukarı katmanlara kayması mı? (2) Kızıl/Green (630/557 nm) şiddet oranını 2.5 eV altı elektron çarpışma kesitleriyle nicelendirmek istiyorum; burada hangi çarpışma kesiti verisi (e.g., Bates-Dalgarno) geçerli, hangi yükseklikte geçersiz hale geliyor? (3) Kameralardaki uzun pozda kızıl baskını yaratan sensör yanılma/renk eşlemesi hatası ile gerçek fiziksel kızılı birbirinden ayırt etmek için hangi kalibrasyon (star tracker + ABER/kırmızı referans yıldız) tekniğini önerirsiniz?
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.