Selam forum, konu başlığına takıldım ama önce şunu netleştirmek istiyorum çünkü literatürde sık çakışma görüyorum: Türkiye enleminden (~38-42°K) gözlemlenen aurorada 630 nm’deki kızıl O1 emisyonunun (150-300 km yükseklikte oksijen) baskın görünmesi, gerçekten atmosferik ışık kirliliğinden mi, yoksa gözlemcinin karanlığa alışma (rodopsin) süresini tam alamamasından mı kaynaklanıyor? Yoksa bu, auroranın gerçek yüksek katman emisyonunun bir yansıması mı, yoksa optik bir yanılgı mı?
3 kritik hatayı şöyle sıralamışım, düzeltirsen sevinirim: (1) 630 nm ile 557 nm yeşil çizginin dalga boyu/karışımı yanlış atanması, (2) Birkeland akım sistemlerinde elektron enerjisi (keV) ile emisyon yüksekliğinin doğru eşleştirilmemesi, (3) Kp indeksi ile yerel geomanyetik enlem arasında birebir ilişki kurma hatası. Her biri için telafi yolu isterim: hangi fotometrik/teleskopik parametre (dış açıda ışık kirliliği lux değeri, en az kaç dakikaya yayılan dark-adaptasyon, hangi kuzey ışığı endeksi—Kp mıDst mi) bu hatayı ortadan kaldırır? Ayrıca 630 nm kızıl ışığın sönük olması, atmosferik optik derinlikle (airmass) nasıl düzeltilmeli, pratik bir formül var mı?
"Askar FRA400 72mm f/5.6 Quintuplet Petzval APO | Optik Tüp Ağırlığı: 6.2 kg | Karbon Fiber Çemberler"