1991 yılında, Caltech ve Jet Propulsion Laboratory’den bilim insanları, Goldstone Derin Uzay İletişim Kompleksi’ndeki 70 metrelik anteni Merkür’e yönelterek, Mariner 10’un 1974-75 yılları arasındaki geçişlerinde fotoğraflayamadığı bölgelerin radar haritalarını oluşturmayı amaçladı. Ancak araştırmacıların şaşkınlığına rağmen, Very Large Array tarafından alınan radar görüntüsü, gezegenin kuzey kutbunda, Mars’taki buz kaplarını anımsatan yansıtıcı bir madde olduğunu ortaya çıkardı ve bu durum su buzuna işaret ediyordu.
Merkür, Güneş’e en yakın gezegen olmasına rağmen, ortalama sıcaklığı 167 santigrat derece (333 Fahrenheit) olup, maksimum sıcaklık 430 santigrat dereceye (800 Fahrenheit) kadar ulaşmaktadır. Ancak Merkür’deki bazı kraterler o kadar derin gölgelerde bulunmaktadır ki, burada buzun hayatta kalması mümkündür. Merkür’ün dönme ekseni o kadar eğiktir ki, kutup bölgelerinde Güneş neredeyse hiç yükselmemektedir. Bu kraterlerdeki sıcaklıklar -148 santigrat dereceye (-235 Fahrenheit) kadar düşebilmektedir.
2012 yılında, NASA’nın Merkür yörüngesinde dönen MESSENGER uzay aracı, su buzunun varlığını kesin olarak doğruladı. Bu keşif, gezegen bilimindeki bilgimizi önemli ölçüde genişletmiş ve gelecekteki araştırmalar için yeni kapılar açmıştır.
Elisa Neckar, Astronomy dergisinin kıdemli üretim editörüdür ve aynı zamanda Astronomy.com’daki “Tarihin Astronomi Anları” köşesinin editörüdür.