Dünya‘nın en güçlü uzay gözlem araçlarından Hubble ve James Webb teleskoplarının mirasını devralacak yeni bir amiral gemisi gözlemevi, uzaya doğru yola çıkmak üzere. NASA’nın çığır açan Nancy Roman Grace Uzay Teleskobu, yarın (30 Ağustos) sabahı Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi‘ndeki 39A fırlatma kompleksinden, Dünya’dan yaklaşık 1,6 milyon kilometre uzaklıktaki L2 Lagrange noktası olarak bilinen yerçekimi dengesi bölgesine SpaceX Falcon Heavy roketiyle gönderilecek. Fırlatmanın ilk penceresi yarın sabah saat 07:26’da (TSİ 11:26) gerçekleşecek.
Fırlatma öncesinde görev yöneticileri ve fırlatma ekibi, Cumartesi günü (29 Ağustos) bir basın toplantısı düzenleyerek her şeyin yolunda olduğunu ve fırlatmanın planlandığı gibi ilerlediğini duyurdu. Ancak, yarınki hava durumu hala belirsizliğini koruyor. Fırlatma Hava Durumu Uzmanı Justin McReynolds’a göre, fırlatma koşulları için %50 oranında uygunluk bekleniyor.
Roman teleskobunun nihai hedefi olan L2 Lagrange noktası, Dünya ile aynı hizada olacak şekilde uzayda sabit bir konum sağlayacak. Jackie Townsend, Roman projesinin yöneticisi olarak, “Bu sayede Hubble gibi önceki gözlemevlerinin ulaşamadığı çok daha geniş bir gökyüzü alanını inceleyebileceğiz” dedi.
Uzaya yerleştirildikten ve çalışmaya başladıktan sonra, Roman teleskobu her gün binlerce görüntü alarak tüm evrenin haritasını çıkarmaya başlayacak. Teleskop ayrıca karanlık madde ve karanlık enerji üzerine yeni araştırmalar yapılmasına olanak sağlayacak ve uzak yıldız sistemlerindeki gezegenleri doğrudan gözlemleyebilecek. Nicky Fox, NASA’nın Bilim Misyonları Direktörü olarak yaptığı açıklamada, “Nancy Grace Space Telescope sizi büyüleyecek. Bir otobüs büyüklüğünde ve bir T-Rex kadar ağır. Hubble ve James Webb teleskoplarının evrene baktığı küçük bir pencereden bakarken, Nancy Grace Roman o kapıyı tamamen açacak” dedi.
Fox ayrıca, Roman’ın bilimsel potansiyelini daha da vurgulayarak, “Roman’ın elde ettiği veriler, insanlığın en büyük sorularına cevap bulmamıza yardımcı olacak” şeklinde konuştu. Bu sorular arasında “Güneş sistemimiz gibi başka yıldız sistemleri var mı?” ve nihayetinde “Evrende yalnız mıyız?” gibi temel konular yer alıyor.
Ancak tüm bu heyecan verici bilimsel keşiflerin başlaması için, Roman’ın öncelikle uzaya fırlatılması gerekiyor. Şu anda en büyük belirsizlik hava durumu. McReynolds, meteorologların özellikle açık denizlerdeki bulut kümülerine dikkat ettiğini ve bunların yağmur veya şiddetli gök gürültülü fırtınalara yol açabileceğini belirtti.
Pazartesi ve Salı günleri için planlanan yedek fırlatma tarihlerinde ise hava koşullarının daha iyi olması bekleniyor. Tropikal sistemin batıya doğru hareket etmesiyle birlikte, fırlatmayı engelleyecek hava koşulu olasılığı %30’a düşerek, uygun koşul ihtimali %70’e yükselecek.
Uzaya yerleştirildikten sonra, Roman yaklaşık üç ay boyunca enstrümanların devreye alınması, kalibrasyon ve test aşamalarından geçecek. NASA, teleskobun ilk bilimsel görüntülerini 2027 yılının başlarında yayınlamayı planlıyor.