ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), uzun mesafeli uzay araçlarıyla iletişim kurmak için kullandığı Derin Uzay Ağı’nı (DSN), Kaliforniya çölünde 34 metre çapında yeni bir radyo frekanslı antenle güçlendirdi. Bu sayede ağın kapasitesi artırıldı.
Voyager 1 ve Voyager 2 gibi uzak uzay araçlarıyla iletişim kurmak için bilinen DSN, bu yeni antenin eklenmesiyle birlikte, giderek daha yoğun hale gelen ağdaki kapasiteyi artırdı.
Hem insansız hem de insanlı derin uzay görevlerini destekleyen DSN, 2022’deki uncrewed görevi ve 2026’daki crewed görevi sırasında önemli ölçüde kullanıldı. Bu durum, ağın diğer görevlere olan hizmet verme kapasitesini azalttı.

En erken 2021’den itibaren, yöneticiler DSN’ye yeni antenler eklenmesine rağmen, ajansın tüm derin uzay görevlerine aynı anda hizmet edemeyeceği konusunda uyarılar yapmıştı. NASA’nın Jet Propulsion Laboratory (JPL) Direktörü Brad Arnold, yaptığı bir konuşmada, “Kapasiteyi artırmak ve daha fazla anten eklemek için çalışıyoruz, ancak şu anda mevcut olan talebi karşılayamıyoruz. Bu nedenle görevlerin, daha az kullanılabilirlik ile karşılaşması beklenebilir” demişti. Ayrıca Arnold, Artemis Ay programının da önemli bir etken olacağını belirtmişti: “Astronotların öncelikli olması gerektiği için, bu durum diğer robotik uzay görevlerinin hizmet alma yeteneğini etkileyecektir.”
DSN, hem insanlı hem de insansız derin uzay görevlerini desteklemek üzere tasarlanmıştır. JPL’nin (o zamanlar ABD Ordusu ile sözleşmeli) 1958’de Nijerya, Singapur ve Kaliforniya’da üç adet uzay aracı radyo takip istasyonuna sahip olmasıyla birlikte, daha güçlü antenlere sahip DSN ise Aralık 1963’te “derin uzaya yönelik görevler için de facto ağ” olarak kurulmuştur.

DSN, NASA astronotu Neil Armstrong’un Ay’daki tarihi yürüyüşünden gelen iletişimleri iletmekte önemli bir rol oynamış ve o zamandan beri sayısız başarıya katkıda bulunmuştur. Bunlar arasında 1990’lardan itibaren Mars gezginlerinden elde edilen görüntüler ve hem Voyager 1’in hem de Voyager 2’nin 2010’larda yıldızlararası uzaya girdiği verileri de içeriyor.
Günümüzde, Artemis sadece bir ek talep değil; diğer uzay ajansları da kendi uzay araçları için DSN’yi kullanıyor. NASA ayrıca, 2030’ların başlarında Ay’ın güney kutbunda kalıcı bir Ay üssü kurmayı planlıyor ve bu üssün “Ay varlıklarını destekleyen koordineli bir Ay ağı” içereceği belirtiliyor.
DSN, Kaliforniya’daki Goldstone, İspanya’daki Madrid yakınlarındaki ve Avustralya’daki Canberra olmak üzere üç kompleks halinde faaliyet gösteriyor. Her kompleks, 70 metre çapında büyük bir antenin yanı sıra birkaç daha küçük antene sahip. Yeni anten, bu büyük antenlerin yaklaşık yarısı büyüklüğünde ve Goldstone’da yer alıyor.
DSS-23, DSN’nin Kapasite Artırma Projesi kapsamında planlanan altı adet 34 metrelik yeni antenden beşincisi. Proje, altıncı anten olan DSS-33’ün 2029’da Canberra kompleksinde devreye alınmasıyla tamamlanacak.
Bu genişleme, maliyet artışlarına de yol açtı. 2015 tarihli bir NASA Denetleme Genel Müfettişleri raporunda projenin 362,4 milyon dolara mal olacağı tahmin edilirken, 2023’ün başlarında beklenen maliyetler %68 artarak 706 milyona yükseldi ve proje yaklaşık beş yıl gecikmeyle tamamlanacak. NASA, son antenin 2029’da devreye alınmasını planlıyor.
GÖZLEM DEĞERLENDİRMELERİ (1)