Amerika Birleşik Devletleri, sınırları içinde kalkış yapıp iniş yapan uzay uçuşlarının yönetimindeki yaklaşımını güncellerken, 2030 yılına kadar yılda 1.000’in üzerinde roket fırlatmasını destekleyecek şekilde ülkenin yeteneklerini genişletmeyi amaçlıyor.

Başkan Donald Trump, dün (20 Ağustos) duyurulan ve yörüngeye yönelik ticari, sivil ve ulusal güvenlik misyonlarının önceliklerini belirleyen yeni bir Ulusal Uzay Ulaşım Politikası’nı imzaladı. Bu memorandum, uzay endüstrisindeki gelişmelere dikkat çekiyor ve özellikle SpaceX gibi ticari operatörlerin 2015’ten bu yana ABD’deki fırlatma hızını %800’den fazla artırmasına paralel olarak hazırlanmış.

Yeni politika, daha yoğun bir uzay endüstrisini desteklemek için gereken altyapı ve prosedürleri genişletmeye odaklanıyor. Federal kurumları, ek fırlatma ve iniş alanlarına ticari erişimi artırmaya ve ayrıca uzay uçuş operasyonlarını ve kritik fırlatma koridorlarını hava trafik kontrol yönetimi ve modernizasyon çabalarına entegre etmeye yönlendiriyor. Belgede, ajanslara bu çalışmaları başlatmaları için bir süre tanınıyor.

Memorandumun yayınlandığı tarihten itibaren 180 gün içinde, Ulaştırma Bakanlığı (DOT) ve Savunma Bakanlığı (DOD), gelecekteki fırlatma faaliyetleri için potansiyel yerlerin yanı sıra kapasiteyi daha da artırabilecek mevcut tesislerin belirlenmesi isteniyor. Ayrıca, yeni fırlatma alanlarının ortak geliştirilmesini teşvik etmek amacıyla kuruluşlar, lisans ve ticari yatırım fırsatları oluşturmaya yönlendiriliyor. Bu yeni tesisler kısmen, bunları kullanmayı planlayan aynı özel şirketler tarafından finanse edilebilir.

Roket iniş alanlarına özellikle dikkat çekiliyor; başkanın politikası, ajanslara 90 gün içinde federal arazilerin, bağımsız fırlatma araçlarının iniş yerleri olarak geliştirilebilecek alanlar olarak belirlenmesini talep ediyor. Ayrıca, ticari uzay uçuşları ve inşaat için düzenleyici engelleri kaldırmayı amaçlayan daha önce yayınlanan bir ticari uzay yönetmeliği çerçevesini de pekiştiriyor.

SpaceX zaten, yönetim tarafından belirlenen 2030 hedefinin çok üzerinde fırlatma planları yapıyor. Şirketin geliştirme aşamasındaki Starship roketi, tarihin ilk tamamen yeniden kullanılabilir fırlatma aracı olma potansiyeline sahip. SpaceX CEO’su Elon Musk, yeni politikaya ilişkin yaptığı açıklamada, şirketin 2030 yılına kadar yılda 10.000’den fazla uçuş yapmayı hedeflediğini belirtiyor.

Hükümet misyonları için strateji ayrıca, NASA ve DOD’un birden fazla fırlatma seçeneğine sahip olmasını ve farklı sağlayıcılardan roketlere uyarlanabilir arayüzler geliştirmesini öngörüyor. Bu sayede, yüklerin farklı roketler arasında kolayca taşınabilmesi hedefleniyor.

Ticari fırlatma hizmetleri zaten çoğu NASA ve DOD misyonu için standart bir uygulama; ancak bu memorandum, yörüngeye ulaşmanın ötesinde, uzay aracı bakımı ve lojistik gibi alanları da kapsayan bir yaklaşım benimsiyor. Ayrıca, Savunma Bakanlığı’nın, uzayda ulaşım ve daha çeşitli yörünge teslim sistemleri (uzay araçları gibi) için ticari seçenekleri araştırması isteniyor.

Ulusal güvenlik fırlatmaları için hız özellikle önemli; yeni politika, Pentagon tarafından yürütülen bir çabaya da değiniyor: 48 saatlik kısa sürede uzaya güvenilir erişim sağlamak. Space Force’un Space Systems Command’ı, Tactically Responsive Space programı aracılığıyla bu yeteneği test ediyor. Örneğin, Firefly Aerospace ile yapılan bir misyon sadece 27 saat önceden planlanmış ve Haziran ayında gerçekleştirilen başka bir misyon ise sadece 17 saatlik hazırlıkla fırlatılmış.

Beyaz Saray, politikanın beraberinde getireceği ekonomik faydaların yanı sıra, uzay üretimindeki gelişmelerin de artacağına dikkat çekiyor. Bu kapsamda, yeni politikayla birlikte, uzaydaki üretim ve yüksek değerli malzemelerin geliştirilmesi gibi alanlarda ilerlemeler bekleniyor. Ayrıca, konumlandırma, navigasyon ve zamanlama hizmetlerindeki iyileştirmeler sayesinde, tarımsal faaliyetlerde daha hassas işlemlerin yapılmasına ve hava tahminlerinin iyileştirilmesine olanak sağlanabilir.

Ulaşım stratejisi sadece Dünya’yı değil, Ay’ı da kapsıyor. NASA, kargo ve diğer yüklerin Ay yüzeyine ve oradan geri getirilmesini sağlayacak bir ticari lunar lojistik altyapısı geliştirmesi isteniyor. Ajans, bu çabaları zaten Commercial Lunar Payload Services (CLPS) ve Artemis programları aracılığıyla yürütüyor; bu programlar, astronotların Ay’a dönmesi ve orada sürdürülebilir bir üs inşa edilmesi için gerekli altyapının oluşturulmasına odaklanıyor. Ayrıca, gelecekte astronotların Mars yüzeyine gönderilmesi ve geri getirilmesi için gereken altyapının da geliştirilmesi hedefleniyor.

Google Tercih Edilen Kaynak
Google’da bizi favori kaynaklarınıza ekleyin
Son dakika gelişmelerini ve yeni haberleri Google Keşfet’te anında görün

Google’da Takip Et