Uzayın keşfi ve kullanımı giderek daha rekabetçi hale gelirken, uydu şirketleri kendilerini korumak için çeşitli yöntemlere başvuruyor. Bu bağlamda, Florida merkezli Lonestar Data Holdings şirketi, Polonya’lı bir girişim olan Ares Shield ile önemli bir anlaşma imzaladı. Anlaşma kapsamında, Ares Shield’in teknolojisiyle Lonestar’ın uzaydaki veri depolama sistemleri korunacak ve bu sözleşmenin değeri 6 milyon dolara kadar çıkabilecek.
“Müşterilerimiz, kritik öneme sahip verileri bize emanet ederler. Bu nedenle, yörüngedeki altyapımızın güvenliğini hizmetimizin temel taşı olarak görüyoruz,” dedi Lonestar CEO’su Stephen Eisele yaptığı açıklamada. “Ares Shield teknolojisi, uzay çöpü oluşturma riski olmadan veri depolama sistemlerimizi korumak için benzersiz bir çözüm sunuyor. Veri güvenliği odaklı bir şirket için bu çok cazip bir seçenek.”
Lonestar, veri depolama teknolojisini dört farklı uzay görevi sırasında test etti. Bu görevlerden biri, 2025 yılının Mart ayında ‘Athena’ iniş aracının Ay yüzeyine gönderdiği mini bir veri merkeziydi. Athena iniş aracı kısa süre sonra iniş yaptı, ancak Lonestar’ın mini veri merkezi başarılı bir şekilde çalışmaya devam etti.
Bu deneyimler, Lonestar’ın ilk ticari uzay tabanlı platformu olan StarVault’un geliştirilmesine katkıda bulundu. StarVault, doğal afetlerden ve diğer olası sorunlardan korunmak için müşteri verilerini yeryüzünden uzak bir konumda depoluyor. Şirket, Nisan ayında yaptığı açıklamada, “StarVault, Lonestar’ın gelişmiş şifreleme teknolojilerini uzaydaki veri depolama altyapısıyla birleştirerek, güvenli verilerin Dünya dışına taşınmasını sağlayan yeni bir dijital dayanıklılık sınıfı yaratıyor” ifadelerini kullandı.
İlk StarVault sistemi, Sidus Space’in LizzieSat-4 uydusu aracılığıyla uzaya gönderilecek. Bu görevin, SpaceX’in Transporter 18 rideshare misyonu kapsamında, Kaliforniya’daki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden Ekim ayının sonlarında fırlatılması planlanıyor. Lonestar, veri depolama ağını genişletmek için diğer görevler de gerçekleştirecek.
Planlanan bu sistemlerde, Ares Shield teknolojisi kullanılarak uzaydaki altyapı korunacak. Bu teknoloji, sensörler, yapay zeka destekli analizler ve yüksek güçlü bir mikrodalga (HPM) vericiden oluşuyor. Bu verici, uyduya takılan bir modül aracılığıyla çalışıyor.
Ares Shield’in sistemi, yaklaşan “denetleyici” uyduları tespit edebiliyor ve bu uyduların müşteri verilerini çalma girişimlerini engelleyebiliyor. Savunma modülü, uzay çöpü oluşturmadan, hedef uydu üzerindeki elektronik sistemleri devre dışı bırakarak bu tür tehditleri etkisiz hale getirebiliyor.
Ancak, ilk olarak daha yumuşak bir yaklaşım benimsenmesi bekleniyor. Ares Shield CEO’su Grzegorz Zwolinski, “Savunma sistemi, rakibe donanımlarında arızalar yaratabileceğimizi, iletişimlerini kesebileceğimizi veya düşük enerjili saldırılar gerçekleştirebileceğimizi gösterebilir,” dedi. “Böylece, belirli bir altyapının korunması için kendi sistemlerinin riskine değip değmeyeceğini değerlendirirler.”
Ares Shield’in ilk savunma sistemlerini 2028 veya 2029 yıllarında Lonestar’a teslim etmeyi planladığını belirten Zwolinski, anlaşmanın başlangıçta üç uydu için geçerli olduğunu ve daha sonra diğer uydular için de modüller sağlayacaklarını söyledi.
Ayrıca, yakın gelecekte başka müşterilerle de görüşmelerin devam ettiğini belirtti. “Başka operatörler için de bir sözleşme imzalayabiliriz,” dedi. “Bu nedenle, daha fazla ilgi görüyoruz.”
Zwolinski’ye göre, bu tür tehditler son yıllarda önemli ölçüde arttı. 2016 yılında SatRev şirketini kurduğunda, “çoğunlukla barışçıl faaliyetlerin olduğu bir ortam vardı, ancak Ukrayna’daki savaşın başlamasıyla birlikte yörüngede daha düşmanca eylemlerin ortaya çıktığını gördük,” dedi.
“Rusya, bu tür saldırıları gerçekleştirmeye çalışıyor. Çin de NATO uydularına karşı çok sayıda RPO saldırısı düzenliyor. Veri hırsızlığına yönelik robotların üretimi de artıyor,” diye ekledi. “Bu nedenle, bu sorunlara bir çözüm bulmamız gerekiyor. Gelecekte, çoğu uydunun korunmaya ihtiyaç duyacağını düşünüyorum.”
Uzaydaki veri merkezlerinin sayısının artmasıyla birlikte, bu ihtiyacın daha da artması bekleniyor. Örneğin, SpaceX’in “AI” uydularının çoğunu Dünya yörüngesinde çalıştırmayı planladığını ve ilk prototip uydunun önümüzdeki yıl fırlatılmasının hedeflendiğini duyurdu.
Ares Shield, ayrıca, yeryüzündeki altyapıyı da korumak için çalışmalar yapıyor. Şirket, dronları 100 metre mesafeden etkisiz hale getirebilen yüksek güçlü mikrodalga sistemleri geliştiriyor. Zwolinski’ye göre, “önümüzdeki beş ay içinde, dronların etkisiz hale getirilebileceği mesafeyi 2 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz.”