SpaceX, 28 Eylül tarihinde Florida’dan havaya fışkırdırdığı 124 metre boyundaki Starship megaroketiyle uzay tarihine damga vurdu. Şirketin Flight 14 olarak adlandırdığı bu uçuşta, şirketin tarihte kurduğu en büyük uzay aracı ağı olan Starlink uyduları ilk kez yörüngeye yerleştirildi ve roket ilk seferinde gerçekten işe yarar bir görevi başarıyla tamamladı.
Roketin üst aşaması olarak bilinen Ship bölümü, 26 adet yeni nesil Starlink V3 (V3) uydusunu düşük Dünya yörüngeye (LEO) yerleştirdi. Şirket, bu kritik anları hem Ship’in kameralarıyla hem de uydu üzerindeki kameralarla kaydederek dünyaya muhteşem görüntüler sundu.
Bir ilk: Starship yörüngeye ulaştı
407 ayak (124 metre) boyunda, uzayın en büyük roketlerinden biri olan Starship, tarihinin ilk kez yörüngeye ulaşmayı başardı. Bu başarıyla birlikte şirket, uydularını yörüngeye yerleştirme konusunda yeni bir döneme girdi.

Mevcutta operasyonel olarak düşük Dünya yörüngebinlerce Starlink uyduyu barındıran ağ, uzayda kurulmuş en büyük uzay aracı ağı konumunda. Ancak yeni nesil V3 uyduları bu tabloyu tamamen değiştirecek.
V3 uyduları çok daha güçlü
Yeni Starlink uyduları, önceki kuşağa göre yaklaşık iki katı ağırlığa sahip ve Dünya’daki tartıları 4.400 pound (2.000 kilogram) civarında. Bu kadar ağır olan uydular yalnızca son derece güçlü olan Starship ile verimli şekilde fırlatılabilir; orijinal Starlink ağını kuran Falcon 9 roketine sığmaları mümkün değil.
Şirket, yeni nesil uyduların teknik kapasitelerini şu şekilde açıkladı:

“Starlink V3 uydusu, 1 Tbps [terabayt/saniye] indirme ve 160 Gbps [gigabayt/saniye] yükleme kapasitesini destekleyecek şekilde tasarlandı. Bu, Starlink V2 uydularına kıyasla yaklaşık 10 kat daha fazla indirim kapasitesi ve yaklaşık 22 kat daha fazla yükleme kapasitesi anlamına geliyor.”
SpaceX Sözcüleri
Sözcüler, anten teknolojisindeki gelişmeyi de şöyle özetledi:
“V3 uydularının antenleri hem 2.048 indirme hem de yükleme demetini destekliyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Starlink V2 uydularının faz dizilişli antenleri 192 indirme ve 144 yükleme demetini destekliyordu.”
SpaceX Sözcüleri
Bu ve diğer geliştirmeler sayesinde şirket, her Starship fırlatmasıyla V2 uydularının Falcon 9 ile fırlatılmasına kıyasla yaklaşık 20 kat daha fazla kapasiteyi yörüngeye yerleştirebileceklerini belirtti.
Milyonluk hedef ve devasa planlar
SpaceX kurucusu ve CEO’su Elon Musk’a göre, yeni nesil Starlink ağı nihayetinde yaklaşık 100.000 uydudan oluşacak. Her görevde 60’a kadar V3 uyduyu taşıyabilen Starship ile bu sayıya ulaşmak için neredeyse 1.700 fırlatma gerekiyor. Uyduların operasyonel ömrünün yaklaşık beş yıl olması nedeniyle, ağı sürdürmek için düzenli yenilemeler de yapılacak.

Musk’a göre şirket, Starship’i 2030 yılına kadar yılda çok sayıda kez havaya kaldırmayı hedefliyor. Bu son derece iddialı bir tempo ancak roketin tamamen ve hızlı şekilde yeniden kullanılabilir olacak şekilde tasarlanması nedeniyle mümkün görünüyor.
“Falcon 9’un gerçekleştirdiği bu fırlatma, şirket rekoruydu ve o yıl küresel yörünge görevlerinin yarısını oluşturuyordu. Starship ile çok daha sık bir tempo hedefliyoruz.”
SpaceX Sözcüleri
Önünde hala yapılacak işler var
Bu başarılı giriş, şirketin iddialı hedeflerine ulaşması için önemli bir adım olsa da Starship’in önünde tamamlaması gereken bazı adımlar bulunuyor. Örneğin Ay ve Mars görevleri — ki SpaceX’e göre bunlar kesinlikle plan dahilinde — Ship bölümünün Dünya yörüngeye yakıt doldurması gerektiğini öngörüyor; ancak şirket bu işlemi henüz kanıtlamadı.
Ayrıca yakın gelecekte Ship, insanları uzaya taşıyacak. Bu nedenle SpaceX’in Ship içine bir yaşam destek sistemi kurması ve sistemin çalıştığını göstermek için bazı test uçuşları gerçekleştirmesi gerekecek.
SpaceX bu konuda önemli deneyime sahip; şirketi bugüne kadar 20 astronot görevini Dragon kapsülüyle uzaya taşıdı. Ancak Dragon her uçusta yalnızca dört kişiyi taşıırken, Starship ile Dragon oldukça farklı araçlar olduğu için belirli bir ölçeklendirme gerekecek.


[…] Çekebilir: SpaceX’in yeni nesil Starship roketi ilk kez yörüngeye uydu fırlatarak tarihe geçti → Kaynak: Spaceflightnow […]