Astronomlar, merkezindeki süper kütleli siyah deliklerin saldırdığı şok dalgalarının yıldız oluşumunu nasıl biçimlendirdiğini anlamak amacıyla yerel dokuz galaksiyi inceledi. Aktif galaksilerin kalbinde barınan ve milyonlarca, hatta milyarlarca güneş kütlesine sahip merkez motorlarının gaz ve toz yiyerek parladığı bölgelerden akan enerji, yıldızların ham maddesi olan aralarındaki ortamı vurarak güçlü şok dalgaları üretiyor. Araştırmacılar, bu süreçlerin yalnızca yıldız oluşumunu durdurmakla kalmayıp aslında onu tetikleyebildiğini ve böylece galaksilerin büyümesini yönlendirebildiğini ortaya koydu.

Siyah Delikler Sadece Yiyor Değil, Çevresini Yeniden Şekillendiriyor

Büyük galaksilerin neredeyse tamamının merkezinde süper kütleli siyah delik barındırdığı düşünülmektedir. Ancak bu deliklerin hepsi aktif değildir. Örneğin Samanyolu’nun kalbinde yer alan Sagittarius A (Sgr A), göreceli biçimde uykuda sayılır; beslenme alışkanlıkları bir insanın milyon yılda bir pirinç tanesi yemesi kadar azdır. Buna karşılık diğer süper kütleli siyah delikler, onları besleyen devasa gaz ve toz bulutlarıyla çevrilidir.

Bu delikleri besleyen düzleşmiş bulutlar “yığılma diskleri” (accretion disks) olarak adlandırılır. Siyah deliklerin muazzam yerçekimi etkisi, yığılma diskinde olağanüstü miktarda sürtünme yaratır ve nesneler AGN biçiminde parlak parlar. Bu emisyonları pekiştiren bir gerçek daha vardır: Süper kütleli siyah delikler ünlü kirli yiyenlerdir, yemedikleri maddeyi kutuplarına yönlendirirler. Oradan binlerce ışık yılı uzanan çift plazma jeti biçiminde dışarı fırlatılan bu maddeler, deliklerin çevreleri üzerinde ciddi bir etki sahibi olduklarını gösterir.

“Merkezlerde yalnızca malzeme tüketmediklerini, çevrelerini aktif biçimde yeniden şekillendirdiklerini görüyoruz. Bu çalışma, galaksi evriminde önemli bir rol oynayan karmaşık bir geri bildirim döngüsünü anlamamıza yardımcı oluyor.”

(Main) An illustration of a feeding supermassive black hole (Inset) the heart of the galaxy NGC4696 in a combined view  from the JWST and Hubble

Astronomi Merkezi | Harvard & Smithsonian üyesi Lisa Kewley

VLT ve MUSE ile Üç Boyutlu İnceleme

Ekip, madde yutan biçimde aktif olan AGN’leri incelemek için Çok Büyük Teleskopu (VLT) ve çoklu birim spektroskopik araştırmacısı (MUSE) kullandı. Çözündükten sonra yalnızca malzeme aldıklarını değil aynı zamanda dışarı attıklarını görebildiklerini belirten Astronomi Merkezi’nden Peixin Zhu, “Enjeksiyon ve yığılma birbirleriyle bağlantılı” ifadelerini kullandı.

Araştırmacılar AGN’lerin ve çevrelerinin üç farklı yönünü ortaya çıkarmak için üç boyutlu bir analiz gerçekleştirdi: AGN’den akan radyasyon, şokların aralarındaki ortamı uyarması ve yıldız oluşumu. Yıldız oluşumunun yayları ve halkalarının galaksilerin merkezlerinden 2.600 ile 20.000 ışık yılı arasında mesafelerde ortaya çıkma eğilimi gösterdiğini gözlemlediler.

Ayrıca AGN’lerin yığılma disklerinden uzanan radyasyon konileri de tespit edildi; burada hızlı şoklar hem merkez bölgelerinden sarkar hem de radyasyon konilerine dik olarak ilerler. Bu şok davranışı, AGN jetleri ile aralarındaki ortam arasındaki etkileşim modelleriyle tutarlıdır.

An illustration of a black hole feeding on a companion  star

“Şokların en ilginç özelliği her zaman siyah deliğin enjekte ettiği akışların gittiği yöne dik gitmesidir. Çok yaygındır ve dokuz galaksinin tamamında tutarlı biçimde görüyoruz.”

Astronomi Merkezi’nden Peixin Zhu

Karmaşık Bir Döngünün Kanıtı

Daha az güçlü jetlere sahip galaksilerde yıldız oluşumunun da şok üretimine katkıda bulunduğu düşünülmektedir. Araştırma, aktif biçimde beslenen siyah deliklerin ev sahibi galaksileriyle etkileşimlerini yönlendiren karmaşık bir yığılma ve akış döngüsüne katıldıklarını gösteriyor.

Araştırmacıların bu bulguları Pazartesi günü, yani Eylül ayının 14’ünde yayımlandı. Çalışmalar, süper kütleli siyah deliklerin yalnızca galaksilerin merkezinde malzeme tüketmekle kalmayıp tüm galaksinin mimarı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

İlginizi Çekebilir: Astronomlar, 20 yıllık Chandra verilerinde “hipersoft” X ışını kaynaklarını keşfetti: İki asırlık kozmik gizemi çözebilirler →
Kaynak: Space ↗