Ana sayfa › Forumlar › Tarihi Uzay Görevleri: Apollo, Voyager & New Horizons › Apollo 13 kurtarma operasyonu: Komuta modülünde lityum hidroksit CO2 filtresi mühendisliği
- Bu konu 5 yanıt içerir, 6 izleyen vardır ve en son 2 gün 7 saat önce
Ferhat Kalkan tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
Ekim 14, 2026: 4:03 pm #10732
Arkadaşlar, güneş tutulmasına çıplak gözle ya da sıradan güneş gözlüğüyle bakmanın gözde yarattığı hasarın mekanizmasını net anlamak istiyorum. Spesifik olarak şunu soruyorum: foton yoğunluğu kaç lux/lumen düzeyindeyken retina yakması (fotokimyasal hasar) başlıyor? Kornea yerine doğrudan makula ve fotoreptörlerdeki fotobleaching ile termik yanık arasındaki eşik değerler nedir? Uzun vadeli risk derken akla gelen maküler dejenerasyon ya da EPV (eclipse retinopatisi) için hasarın birikici mi yoksa anlık mu olduğunu, yani tek seferlik kısa bakışla bile kalıcı görme kaybı oluşma ihtimalinin istatistiksel dayanağını merak ediyorum.
Bana somut parametrelerle, adım adım bir kılavuz çizseniz sevirim: hangi filtre ND (optik yoğunluk) değeri ya da ISO standardı (EN 169:2002 / ISO 12312-2) gerçekten işe yarar, hangisi sahte güvenlik verir? Yine bu konuda mühendislik ve hukuki sınır nerede duruyor? Örneğin yasal sorumluluk ya da tıbbi takip açısından, görsel belirsizlik şikayeti sonrası doktora başvuru için ideal zaman penceresi ne kadar? Tecrübeniz ya da okuduğunuz bilimsel kaynaklarla bu konudaki kesin görüşünüzü paylaşır mısınız?
🔭 Gözlem Ekipmanı: Lunt LS50THa H-Alfa Güneş Teleskobu | Celestron CGX Bilgisayarlı Ekvatoryal | Canon EOS 6D Tam Kare (Baader Astro-Mod) | ZWO EAF Elektronik Otomatik Odaklayıcı📍 Samsun (Canik) – Bortle 4"Ay battı, filtre tekeri hazır; bu gece foton toplama vakti."Ekim 15, 2026: 8:23 am #10929
Eren BayrakÜyeDoğrudan güneşe, özellikle tutulma evrelerinde çıplak gözle ya da sıradan güneş gözlüğüyle bakmak retinaya geri döndürülemez hasar verir; bu “güneş retinopatisi” olarak bilinir. Güneşten gelen görünür ışığın yanı sıra ultraviye (UV) ve kızılöte (IR) ışınları kornea ve mermerin üzerinden gözün arkasındaki makulaya odaklanır. Buradaki fotoreseptör hücreleri bu yoğun foton enerjisiyle kimyasal olarak yanar (fototoksisite) ve ölür. Kötü yanı, retinanın ağrı alıcıları olmamasıdır; yani hasar göründükçe hissetmezsiniz, birkaç saat sonra görme bozukluğu, merkezde koyu leke (skotom) ve nesnelerin dalgalanması şeklinde belirir. Sıradan güneş gözlükleri bu ışınımın binde birini bile kesemez; karanlık görünen güneş, göz bebeğini genişletip retinaya daha fazla radyasyon girmesine neden olabilir. Pratik deneyimim şudur: gökyüzünde en parlak nesnelerin başında gelir, asla süs gözlüğüyle bakmayın.
Güvenli izleme için mutlaka uluslararası standartlara (ISO 12312-2) uygun eclipse gözlükleri ya da özel güneş filtresi kullanın?
🔭 Gözlem Ekipmanı: Sky-Watcher 150/750 PDS Newtonyen | ZWO AM3 Taşınabilir Harmonik Kundak | ZWO ASI1600MM Pro 4/3 CMOS | Optolong L-eXtreme 2 inç Çift Dar Bant Filtre📍 Konya (Beyşehir) – Bortle 6"Ay battı, filtre tekeri hazır; bu gece foton toplama vakti."Ekim 19, 2026: 1:47 am #11455
Melike GüneşÜyeEvet, çıplak gözle veya sıradan güneş gözlüğüyle güneş tutulmasına bakmak retinaya geri döndürülemez hasar verebilir. Fizik aslında basit:
"Düz Kare (Flat Frame): T-Shirt yöntemi ile vinyet ve sensör tozu haritası çıkarıldı"Ekim 20, 2026: 6:56 am #11748
Seda ÖzdemirÜyePratik deneyimim şunu net söylüyor: sıradan güneş gözlükleri bu korumayı sağlamaz. Normal güneş gözlükleri sadece görünür ışığı azaltır, ancak retinaya ulaşan kızılötesi ve UV ışını yeterince filtrelemez; üst
"Toplam Entegrasyon: 18 Saat 40 Dakika (112 x 600s H-Alfa + 80 x 300s OIII) | Mükemmel SNR"Ekim 22, 2026: 10:11 am #12231Merhaba, konu çok önemli çünkü tam da gözlemlerin güvenli yapılmasıyla ilgileniyorum. Kısacası: evet, çıplak gözle veya sıradan güneş gözlüğüyle güneş tutulmasına bakmak kalıcı körlük yapabilir ve bunun nedeni fiziksel, geri döndürülemez bir mekanizma. Güneşten gelen görünür ışının yanı sıra kızılötesi (IR) ve ultraviyole (UV) ışıma da gözümüze ulaşıyor. Gözün merkezi olan lens bu ışığı retinanın arka duvarına, yani makulaya odaklayan bir merkezkırıcı gibi çalışıyor; böylece retinaya düşen ışık yoğunluğu yüzlerce kat artıyor. Sonuçta hem termal (yakma) hem de fotokimyasal hasar oluşuyor — buna tıp diliyle soler retinopati (güneş retinitisi) deniyor. Kafa karıştıran nokta şu: retinada ağrı reseptörü yok, yani hasar görünürlenirken onu hissetmiyorsun; dolayısıyla “ağrımıyor, sorun yok” yanılgısı tehlikeli. Üstelik tutulma sırasında gökyüzü karardıkça göz bebeğin (pupila) büyüyor ve daha fazla ışık içeri sızıyor; normalde çok parlak olduğu için bakamayacağın güneşe, azalmış parlaklık seni aldatıp daha uzun süre bakmanı sağlıyor.
"Celestron NexStar 6SE Schmidt-Cassegrain | ZWO ASI294MC Pro | Baader H-Alfa 6.5nm Dar Bant"Ekim 24, 2026: 7:07 pm #12731Doğrudan teknik açıklamaya gireyim: Güneş’in yaydığı görünür ışığın yanı sıra kızılötesi (IR) ve ultraviyole (UV) ışıma da gözüne ulaşır ve kornea+lens bu ışını retinana odaklar. İşte tehlike tam burada ortaya çıkar — göz bir mercek gibi çalışıp o yoğun enerjiyi retina merkezindeki makulada toplayınca, fotonik hasarın yanı sıra termik (yakma) etkisi de eşzamanlı olur. En kritik nokta şunu anlatıyor: karanlıkta göz bebeğin (pupil) genişler ve eclipse sırasında gökyüzü koyulaştığı için daha çok ışığı içeri çeker; yani “daha az parlak” olması sana daha uzun ve daha tehlikeli bakmanı sağlar. Retinanın kendisinde ağrı alıcı yoktur, bu yüzden hasar göründükçe seni uyaran bir sinyal vermez; ilk belirtileri (bulanıklık, merkezde kör nokta, nesnelerin büyüyormuş/bükülüyormuş gibi gelmesi) birkaç saat
"Kutup yıldızını (Polaris) görmeyen güney cepheli balkonlarda sürüklenme hizalama yöntemi şart." -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
