Ses, fiziksel olarak bir ortamda yayılan boyuna (longitudinal) basınç dalgasıdır; yani moleküllerin birbirini itip çekerek enerji aktarmasıyla ilerler. Uzay boşluğu ise tam bir vakum değilse de, interstellar ortamda parçacık yoğunluğu milimetrekaba genellikle 1’den az parçacık düşer, bu da ses dalgasının taşıyabileceği sürekli, birbirine temas eden bir medyum yok demek. Dolayısıyla bir patlama olduğunda ortam o kadar seyrek ki, oluşan basınç dalgalanması komşu parçacıklara aktarılmeden dağılır; kulak zarınızı titreştirecek makro ölçekli bir basıncanışması oluşamaz. Tabii ki mutlak yok yok: yoğun bulutsular veya gezgensel sislelerde ses benzeri basınç dalgaları yayılabilir, örneğin Chandra X-Işını Gözgeci Perseus kümesinde keşfettiğimiz o dalgalar ortalamada orta do’nun 57 oktavi aşağısında bir frekansta, insan kulağının algılayamayacağı kadar alçaktı.
Ama pratik uzay ortamında “ses” diye bir şeyden bahsetmek?
🔭 Gözlem Ekipmanı: Sky-Watcher 200P (8 inç) Dobsonyen | ZWO AM3 Taşınabilir Harmonik Kundak | QHY268M BSI Monokrom CMOS | Baader AstroSolar ND 5.0 Güneş Emniyet Filtresi
📍 Hatay (Defne) – Bortle 6
"Ay battı, filtre tekeri hazır; bu gece foton toplama vakti."