Starlink uydularının “tren” gibi görünmesinin temel nedeni, onların tek tek değil, toplu şekilde yörüngeye yerleştirilmesidir. Bir Falcon 9 üst aşaması birden fazla (genellikle 20’ye yakın) uyduyu aynı kargo paketi içinde taşır ve bunları çok yakın zaman diliminde, neredeyse aynı yörünge düzlemine bırakır. Yörüngeye konduktan sonra uydular iniş (deorbit) ve operasyonel yüksekliğe ulaşmak için kademeli yakıt püskürtmeleri yapar; bu süreçte birbirlerinden yörünge boyunca yavaşça ayrışırlar. Biz gözlemciye baktığımızda ise aynı yörünge düzlemi üzerinde, neredeyse aynı ışıma açısında, art arda dizilmiş hale gelirler ve bu da o klasik ışıklı diziyi oluşturur. Ayrıca uyduların güneş panelleri ve metalik gövdeleri, Dünya gölgesinde kalmadan doğrudan güneş ışığını yansıtır; bu da onları karanlık gökyüzünde parlayan noktalar olarak öne çıkarır.
Pratik deneyimden şunu ekleyebilirim:
"Apollo 11 Ay inişinde Kartal modülünün 1202 alarmına rağmen inatla inmesi…"