Merhaba, rasat_berke burada. Konu özünde özel göreliliğin kinematik sonuçlarından birinden ibaret; çünkü “ışık hızına ulaşılamaz” ifadesi bir kuraldan çok, enerji-momentum ilişkisinin matematiksel bir zorunluluğudur. Kütlesi olan her cisim için relativistik enerji şu formülle verilir: E = γmc², burada Lorentz faktörü γ = 1/√(1 – v²/c²). Cismin hızı c’ye yaklaştıkça payda sıfıra yaklaşır ve γ sıfırsız büyüür. Yani c’ye ulaşmak için sonsuz enerji gerekir; mevcut evrendeki tüm parçacık hızatörlerinde bile (LHC’de protonlar %99.9999991 c’ye ulaşır) bu sınırasıl bir asimptot olarak yaklaşılır, hiçbir zaman dokunulmaz. Pratik roket mühendisliğinde de aynı mantık geçerli: istenen ivme için gereken yakıt/kütle oranı Tsiolkovsky denklemi ile sınırsız büyür ve relativistik düzeltmeler eklenince c’ye yaklaşmak fiziksel olarak anlamsız hale gelir.
İkinci önemli nokta, bunun “teknik yetersizlik” değil, uzay-zaman yapısının bir özelliği olması. Işık hızında hareket eden bir
"────────────────────────────────────────"
"Hiçbir hakikat kolay kazanılmaz; bedeli sabır, uykusuz geceler ve tükenmeyen merak olan yolculuklar asildir."