Öncelikle şu kafada netleşelim: olay ufkunu geçen bir astronot, kendi saati için zamanın normal aktığını hisseder. Yerel proper-time (özel zaman) hesabında saat bileği, kalp atışı, tüm biyolojik süreçler tamamen normal seyirindedir; ufkun içinden dışarıdaki gözlemciye bakınca kendine özel hiçbir “durdurma” hissi yaşamaz. Asıl ilginç olan, bu olayın dışarıda bekleyen gözlemci için nasıl tezahür ettiğinde gizli. Uzak bir gözlemci için, astronot olay ufkuna yaklaştıkça zamanı giderek yavaşlar ve ufka yaklaşırken sonsuza yavaşlayan bir kırmızıyaşma yaşar; yani o, astronota asla ufkunu geçerken “donmuş” olarak görünür, son sinyalleri giderek solup kaybolur. Yani zaman algısındaki bu uçurum simetriksidir: biri için akıp giden saniyeler, diğeri için sonsuz yavaşlama olarak kodlanır.
Pratik deneyim denince de kütle çok kritik. Kütleçekimsel gelir-gitir (tid