Bilim insanları, uzay yolculuğunun en can sıkıcı ve yaygın sorunlarından birini çözmeye çalışıyor: Uzay mekiği astronotlarının neden kabız olduğu. Kopenhag Üniversitesi’nden araştırmacılar, NASA ile işbirliği yaparak, Uluslararası Uzay İstasyonu‘nda (ISS) görev yapan 52 astronotun kan örneklerini inceleyerek bu gizemli sorunun cevabını bulmaya yaklaştı.
Araştırmacılar, Haziran ayında Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmalarında, uzaya gittikten kısa bir süre sonra astronotların kanlarında, sindirim sisteminin yavaşlamasıyla ilişkili metabolitlerin (kan içindeki moleküller) sayısının arttığını tespit ettiler. Bu durum, protein fermentasyonuna yol açabiliyor ve çeşitli sağlık sorunlarına neden olabiliyor.
Kopenhag Üniversitesi’ndeki Beslenme, Mikrobiyom ve Metabolomik Araştırma Grubu Başkanı Henrik Roager, “Uzaydaki yerçekimsiz ortamın, yiyeceklerin bağırsaklarda daha yavaş hareket etmesine neden olduğu muhtemeldir. Bu durum, astronotların kabızlığına yol açan sindirim sorunlarını açıklayabilir” dedi.
Araştırmacılar, her bir astronotun görev öncesi, görev sırasında ve dönüş sonrası çok sayıda kan örneği alarak, plazmayı izole ettiler. Bu plazma içinde yer alan metabolitler, vücuttaki kimyasal reaksiyonların sonucu olarak ortaya çıkar ve metabolizmanın bir “imzası” gibidir. Astronotların metabolitlerinin nasıl değiştiğini takip ederek, mikroçekimsizliğin insan metabolizmasını nasıl etkilediğini anlamaya çalıştılar.
Normal koşullarda, bağırsaktaki bakteriler lif ve diğer karbonhidratları sindirerek enerji üretirler. Ancak lif ve karbonhidratlar tükendiğinde, bakteriler hayatta kalmak için proteine yönelirler. Bu süreç protein fermentasyonuna neden olur.
Araştırmacılar, astronotların kanlarında protein fermentasyonuyla ilişkili metabolitlerin seviyelerinin arttığını tespit ettiler. Bu durum, görevin ilk 50 gününde ortaya çıktı ve görevin sonuna kadar devam etti. Dünya’ya dönüşten yaklaşık 10 gün sonra bu seviyeler normale döndü.
Önceki araştırmalar da protein fermentasyonunun “geçiş sürelerinin” yavaşlamasıyla ilişkili olduğunu göstermiştir. Mikroçekimsizlikte, yiyeceklerin bağırsaklarda daha yavaş hareket etmesi nedeniyle bakterilerin lif ve karbonhidratları tüketmeleri ve proteine yönelmeleri daha olasıdır. Bu durum, daha az düzenli dışkılamaya ve kabızlığa yol açabilir.
Protein fermentasyonunun sadece kabızlık dışında da sağlık sorunlarına neden olabileceği belirtiliyor. “Protein fermentasyonu ürünlerinin böbrek hasarı, ruh hali değişiklikleri veya odaklanma güçlüğü gibi olumsuz sağlık etkileri olabilir” denildi.
Astronotların kanında ayrıca kafein ve bir kafein yan ürününde azalma tespit edildi. Bu durumun, uzay istasyonundaki anlık kahve tüketiminden kaynaklandığı düşünülüyor. Ayrıca idrar asidi seviyelerinde de düşüş gözlemlendi. Araştırmacılar, bu durumun mikroçekimsizlikteki sıvı dengesindeki değişikliklerle ilişkili olabileceğini belirtiyorlar.
Bu bulgular, NASA ve diğer uzay ajanslarının Ay’a ve gelecekte Mars’a uzun süreli insanlı görevler planladığı bir dönemde ortaya çıktı. Bu nedenle, uzay yolculuğunun bağırsak fonksiyonları üzerindeki uzun vadeli etkilerini anlamak, mürettebatın sağlığını korumak için büyük önem taşıyor.
Araştırmacılar, uzay besinlerinde yavaş sindirilen karbonhidratların tüketimini artırmanın bir çözüm olabileceğini öneriyorlar. Ayrıca prebiyotikler veya bağırsak hareketliliğini hızlandıran tedaviler de kullanılabilecek potansiyel çözümler olarak değerlendiriliyor.
“Bulgularımız, diyet lifi takviyesi, prebiyotik kullanımı veya bağırsak hareketliliğini artıran diğer tedaviler gibi doğrudan müdahaleleri bilgilendirebilir. Bu, protein fermentasyonunu azaltmaya ve sağlıklı bir bağırsak ortamı sağlamaya yardımcı olabilir” denildi.
Araştırmacılar ayrıca bu bulguların, yatakta hareketsiz kalan hastaların da benzer sorunlarla karşılaştığı durumlarda kullanılabileceğini belirtiyorlar.