1977’de astronom Jerry Ehman tarafından Ohio State Üniversitesi’nin Big Ear radyo teleskobuyla kaydedilen ve “Vay!” sinyali olarak bilinen olay, uzun yıllardır uzayın derinliklerinden gelen potansiyel bir mesajın kanıtı olarak kabul ediliyor. Bu sinyal, sayısaboş bilim kurgu eserlerine ilham kaynağı olmuş ve insanlığın evrende yalnız olup olmadığı sorusuna dair önemli bir delil olarak değerlendirilmiştir.

Ancak, o fabled gece olan 15 Ağustos 1977’de kaydedilen bu sinyalin “uzaylı zekası” iddiası, uzun yıllardır çeşitli açılardan sorgulanmaktadır. Ehman, gökyüzünü tararken, diğer gezegen uygarlıkları tarafından üretilebilecek bir sinyal aramaktaydı.

O gece, Ehman beklenmedik bir şeyle karşılaştı. Ve o günden beri, astronomlar bu sinyalin ne anlama geldiğini çözmeye çalışmaktadır. Big Ear teleskobu, Chi Sagittarii yıldız sistemi yönünde güçlü bir radyo dalgası tespit etmişti. Ehman, bu dalgayı bilgisayar çıktısında “Wow!” yazarak işaretlemiştir.

Bu heyecan, abartılı değildi; astronomlar tarafından aranılan tam olarak böyle bir sinyaldi. Big Ear çıktısı, rastgele sayılar ve harfler içeriyordu, ancak Ehman’ın kırmızı kalemi bazı sayı kümelerini vurguluyordu. Bu kodlama sisteminde, 1-9 arası rakamlar ve ardından A-Z alfabesi kullanılarak sinyal gücü gösteriliyordu. Sinyal başlangıcında “6” görülmüş, ardından hızla yükselerek “U” noktasına ulaşmış ve daha sonra tekrar düşmüştü. Bu dalga profili, “Vay!” sinyalinin grafiksel olarak tasvir edilmiştir.

Ancak, 1977’den beri bu kadar güçlü bir sinyalin kaydedilmesi tekrarlanmamıştır. SETI Enstitüsü’nün 1984’te kurulmasına rağmen ve benzer radyo dalgaları bulmak için yapılan sayısız çabaya rağmen, astronomlar kozmik sessizlik ile karşılaşmışlardır. Bu durum, soruyu daha da karmaşık hale getirmiştir.

Şimdi de, St Petersburg College’da analist olan Antonio Paris, bu gizemi çözmek için bir misyon başlatmıştır. Paris, sinyalin tamamen farklı bir kozmik olaydan kaynaklanabileceğini düşünmektedir ve Chi Sagittarii yakınında 15 Ağustos 1977’de bulunan iki “şaibeli” kometi tespit etmiştir. Bu kometler, 266P/Christensen ve 335P/Gibbs olarak adlandırılmıştır ve sadece 2006 ve 2008 yıllarında keşfedilmiştir. Bu nedenle, 1977’de varlıkları bilinmediği için sinyalin olası nedenleri arasında değerlendirilmemişlerdir.

Ancak, kometlerin radyo dalgalarıyla ne ilgisi olabilir? “Vay!” sinyali, 1420MHz radyo frekans bandında kaydedilmiştir. Bu frekans, kozmik hidrojenin doğal olarak yaydığı bir frekanstır ve astronomide sıkça kullanılan bir banttır. Bu durum, olası bir uzaylı uygarlığının iletişim kurmak için kullanabileceği bir frekans olabilir. Çünkü, böyle bir uygarlık, diğer potansiyel iletişim ortaklarının da bu frekansı takip etmesini bekleyecekti.

Ancak, kometlerin atmosferlerinde büyük miktarda hidrojen bulunduğu bilinmektedir. Eğer “Vay!” sinyali aslında bir kometin radyo teleskopunun görüş alanından geçmesiyle oluşan bir olay ise, bu durum olası bir açıklamadır.

2017’de Komet 266P, Chi Sagittarii önünden tekrar geçecek ve ertesi yıl da Komet 335P aynı yolu izleyecektir. Paris, bu hipotezi test etmek istemektedir. Ancak, mevcut radyo teleskopları zaten dolu olduğu için, kendi radyo antenlerini satın almak veya inşa etmek zorundadır. Bu amaçla, 20.000 dolar toplamaya çalışmaktadır ve hedefine ulaşmak üzeredir.

Bu belki de uzun bir yolculuktur, ancak birçok astronomik araştırmada olduğu gibi, tüm olası fenomenlerin elenmesi gerekir. Eğer Paris’in deneyi, “Vay!” sinyalinin aslında keşfedilmemiş bir kometin neden olduğu bir parazitten kaynaklandığını kanıtlayacaksa, evren bir kez daha sessizliğe bürünecektir.

Kaynak: Space.com