NASA’nın en yeni ve iddialı yörünge gözlem teleskopu olan Roman, fırlatmanın eşiğinde. Uydu, son hazırlıklar tamamlandıktan sonra roketin koruyucu yük konteynerine yerleştirildi ve yakında havalanmaya hazır olacak. Roman, NASA’nın yeni nesil bir araştırma aracıdır ve şu anda 30 Ağustos Pazar günü (TSİ 15:27) TSİ öğleden sonra saat 11:27’de Florida’daki NASA merkezinden United Launch Alliance firmasının Atlas V roketiyle fırlatılması planlanıyor. Uydu, ardından Dünya ile Güneş arasında yer alan L2 Lagrange noktasına gidecek. Bu nokta, uydunun Güneş’in tam tersi yönde bulunan ve yaklaşık 1,5 milyon kilometre uzaklıktaki ideal bir konumudur.
Roman projesi, neredeyse iki on yıllık bir geliştirme sürecinin ardından tamamlanıyor ve astronomi alanında yeni bir çağ başlatmayı hedefliyor. Bu teleskop, önceki nesil olan James Webb Uzay Teleskobu’nun (JWST) 50 kat daha geniş bir görüş açısına sahip olacak ve aynı zamanda görünür ışık ile yakın kızılötesi arasındaki dalga boylarında görüntüleme yapabilecek. Ancak geçtiğimiz yıl, Roman’ın montajı ve testleri tamamlanmak üzereyken, Başkan Trump’ın 2026 mali yılı bütçe önerisinin sızdırılmasıyla birlikte, projenin tamamen iptal edilebileceği endişesi ortaya çıktı.
Nisan ayında yayınlanan bilgilere göre, NASA’nın tarihindeki en büyük kesinti olan %24’lük bir genel bütçe azaltımı ve bilim programlarında %50’lik bir kayıp planlanıyordu. Bu öneri, James Webb Uzay Teleskobu gibi görevlere devam edilecek olsa da, diğer teleskoplar için “herhangi bir fon ayrılmayacaktı”. Bu haber, NASA’daki birçok bilim insanı ve mühendisi arasında büyük bir şok etkisi yarattı ve projelerinin geleceği hakkında belirsizliklerin artmasına neden oldu.
Roman ekibindeki çalışanlar için, projenin son aşamalarında iptal edilme ihtimali büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştı. NASA’daki Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde Roman ekibinde görev yapan ve adının açıklanmasını istemeyen Lisa, “Biz %95 oranında tamamlamaya çok yakındık. Eğer bu proje iptal edilirse, bu gerçekten çok üzücü olurdu ve ben de nasıl başa çıkacağımı bilemem” demişti. Aynı zamanda Space.com’a verdiği bir röportajda, “Bu benim hayatımın en önemli projelerinden biri” ifadelerini kullanmıştı.
Roman projesinde görev alan diğer bazı kişiler ise bu habere daha sakin bir şekilde yaklaşmışlardı. Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde 1991’den beri çalışan ve 2018 yılından itibaren Roman projesinin proje yöneticisi olan Jamie Dunn, National Academies of Sciences, Engineering, and Medicine’in düzenlediği bir toplantıda yaptığı konuşmada, “Sekiz yıllık görev sürem boyunca bütçemiz defalarca kesildi. Bu durum aslında alışık olduğumuz bir şey” demişti.
Resmi olarak yayınlanan bütçe belgesi, Roman projesinin tamamen iptal edilmesini engellemiş ve sadece 156,6 milyon dolarlık bir fon ayrılmasına neden olmuştu. Bu miktar, proje için önceki yıl ayrılan miktarın çok altında olmasına rağmen, projenin devam etmesi için yeterliydi.
Bütçe kesintileri nedeniyle, Goddard Uzay Uçuş Merkezi’ndeki çalışanlar arasında işten çıkarmalar yaşanmış ve bazı kamu görevlilerinin isteğe bağlı olarak emeklilik başvurusu yapması teşvik edilmişti. Roman ekibindeki üç yetenekli teknisyenden ikisi bu durumdan dolayı görevi bırakmak zorunda kalmıştı. Bu durum, projenin devam eden aşamalarında ek bir yük oluşturmuştu.
Lisa, “Bizim ekibimiz, mevcut fonlarla mümkün olan en iyi şekilde ilerlemeye çalıştı ve ne olacağını göreceğiz” demişti. Aynı zamanda, “Bu miktardaki fonla programın planlanan sürede tamamlanmasının imkansız olduğunu düşünüyorum. Çünkü iki vardiya halinde çalışmaya devam edemeyiz” şeklinde de konuşmuştu.
Proje yöneticileri ise ekibin moralini yüksek tutmak için çeşitli çalışmalar yapmışlardı. Dunn, “Bazen sadece işinize odaklanmanız gerekiyor” demişti. Aynı zamanda, “Eğer yaptığınız iş yeterli değilse, başka ne yapabilirsiniz?” şeklinde de konuşmuştu.
Lisa, “Ekip liderleri, ‘Sadece çalışmaya devam edin ve her şey yolunda olacak’ dediler ve ‘En iyi şekilde çalışarak projenin iptal edilmesini engelleyebiliriz'” ifadelerini kullanmıştı.
Çalışanların çoğu, “Gözlerimizi kapattık ve sadece işimize odaklandık. Aynı zamanda, projenin her an iptal edilebileceği gerçeğiyle yaşamaya çalıştık” demişti.
Ancak, bütçe kesintilerinin yanı sıra, NASA’nın fonları önceki seviyesine getirilmesi de beklenenden daha hızlı bir şekilde ilerlenmesine olanak sağlamıştı. Bu durum, Roman ekibinin fırlatma tarihini hızlandırmasına neden olmuştu.
“Sonuç olarak, bütçemiz yeniden düzenlendi ve projemiz daha hızlı bir şekilde tamamlanması için çalışmalar başladı” ifadelerini kullanan Lisa, “Fırlatma tarihi Eylül ayına ertelendi ve ardından yıl sonuna kadar belirlendi. Bu durum, projenin mümkün olan en kısa sürede tamamlanmasını sağlamak için yapıldı” demişti.
Lisa, “Ekip üyelerimiz, fırlatmadan önce iki vardiya halinde çalışarak ve çoğu zaman hafta sonları de dahil olmak üzere yoğun bir şekilde çalıştılar. Bu durum, ekibin motivasyonunu olumsuz etkiledi, ancak tüm bu çalışmaların karşılığını aldık” ifadelerini kullanmıştı.
Şimdi ise tüm gözler, Roman’ın uzaya gönderilmesini ve görevinin başlamasını bekliyor. Proje, yaşadığı tüm zorlukların ardından fırlatma aşamasına ulaşmayı başarmış durumda.
Uzaya gönderilen roketlerin yolculukları her zaman sorunsuz olmayabilir ve Roman ekibi için en büyük endişe kaynağı da bu durum. Lisa, “Roketin performansı bizim kontrolümüzde değil. Bu nedenle, tüm emeklerimizin boşa gitmemesi için umutlu bir şekilde bekliyoruz” demişti.
Roman’ın L2 Lagrange noktasına ulaşması 30 gün sürecek ve uydunun bu noktaya ulaşabilmesi için bazı düzeltme manevraları yapılması gerekecek. Bu manevralardan biri, fırlatmadan yaklaşık 24 saat sonra yapılacak olan “düzeltme 1” olacak ve Lisa, bu manevranın uydunun doğru yörüngeye girmesi için en önemli aşamalardan biri olduğunu belirtmişti.
Neredeyse iki on yıllık bir geliştirme sürecinin ardından, Roman ekibi sonunda projenin tamamlanmasıyla ilgili rahatlamış durumda. Şimdi ise tüm odak noktası, uydunun uzaydaki görevinin başlaması ve elde edilecek verilerin incelenmesi üzerine yoğunlaşmış durumda.