Kara deliklerin temel tanımı
Kara delik, kütleçekiminin hiçbir madde veya elektromanyetik enerjinin kaçamayacağı kadar güçlü olduğu bir uzay-zaman bölgesidir. Albert Einstein’ın genel görelilik teorisi, yeterince yoğun bir kütlenin uzay-zamanı bükerek bir kara delik oluşturabileceğini öngörmektedir. Kaçışın olmadığı sınıra olay ufku denir. Bir kara deliğin, onu geçen bir nesnenin kaderi ve koşulları üzerinde büyük bir etkisi vardır, ancak genel göreliliğe göre yerel olarak tespit edilebilir hiçbir özelliği yoktur. Kara delikler, ışık yansıtmadıkları için ideal bir kara cisim gibi davranırlar.
Hawking radyasyonu ve sıcaklık
Eğri uzay-zamandaki kuantum alan teorisi, olay ufuklarının kütlesiyle ters orantılı bir sıcaklığa sahip bir kara cisimle aynı spektruma sahip Hawking radyasyonu yaydığını öngörmektedir. Ancak bu sıcaklık, yıldızsal kara delikler için milyarlarınca kelvin civarındadır, bu yüzden doğrudan gözlemlenmesi neredeyse imkansızdır.

Tarihçe ve kavramın gelişimi
Işığın kaçamayacağı kadar güçlü kütleçekim alanlarına sahip nesneler, ilk olarak 18. yüzyılda John Michell ve Pierre-Simon Laplace tarafından incelendi. 1916’da Karl Schwarzschild, bir kara deliği karakterize edecek ilk modern genel görelilik çözümünü buldu. David Finkelstein, 1958’de ilk kez “kara delik” yorumunu, içinden hiçbir şeyin kaçamadığı bir uzay bölgesi olarak yayınladı. Kara delikler uzun süre matematiksel bir merak olarak kabul edildi; 1960’lara kadar teorik çalışmalar onların genel göreliliğin genel bir öngörüsü olduğunu göstermedi. Jocelyn Bell Burnell tarafından 1967 yılında nötron yıldızlarının keşfi, olası bir astrofiziksel gerçeklik kütleçekimsel olarak çökmüş kompakt nesnelere ilgiyi ateşledi. Bilinen ilk kara delik, 1971 yılında birkaç araştırmacı tarafından bağımsız olarak tanımlanan Cygnus X-1 idi.
Tekillik ve kuantum etkileri
Bir kara deliğin merkezinde kütleçekim alanının ve uzay bükülmelerinin sonsuz hale geldikleri bir bölge yer alır. Bu bölge “çekimsel tekillik” olarak adlandırılır. Bu bölge, genel görelilik kuramı uzay-zaman eğiminin sonsuz olduğu bölgeleri tanımlayamadığı için, genel görelilik kuramı çerçevesinde pek iyi tanımlanamamıştır. Zaten genel görelilik kuramı, kuantum kaynaklı kütleçekim etkilerini genel olarak göz önünde bulunduran bir kuram değildir. Uzay-zaman eğimi, sonsuza doğru eğrildiğinde, zorunlu olarak kuantum tabiatlı etkilere tâbi kalmaktadır.
Olay ufku ve zaman
Işık ve maddenin artık kaçamadığı bölgeyi sınırlayan kuşağa olay ufku adı verilir. Olay ufku, herhangi bir fiziksel incelemede bulunamadığımız bir uzay parçasıdır. Ne olay ufkundan ötesini bilinen yasalarla açıklama olanağı vardır ne de orada ne olup bittiğini bilmenin bir yolu vardır. Bir kara delik madde yuttukça olay ufkunu genişletir, olay ufku genişledikçe de daha güçlü çekim alanına sahip olur. Kara deliğin olay ufkunda teorik olarak zaman tümüyle durmaktadır.
Bu açıklama Vikipedi kaynaklarından uyarlanmıştır ve şu lisans altında sunulur: CC BY-SA 4.0.


لا توجد تعليقات حتى الآن